Merhabalar, Ben Orhan KILINÇ. 1995 yılında Gaziantep’te dünyaya geldim. Aslen Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesindenim. Anadolu’nun bereketli topraklarında, emekle yoğrulmuş bir ailenin evladı olarak büyüdüm. Bu toprakların acılarını, umutlarını, mücadelelerini çocuk yaşta tanıdım. Hayatım boyunca, halkın refahı, adaleti ve özgürlüğü için çalışmayı kendime ilke edindim. 2019 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Aynı üniversitede yüksek lisans eğitimimi tamamlayarak mühendislik alanındaki akademik birikimimi derinleştirdim. Eğitim hayatım boyunca yalnızca teknik bilgiyle değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk bilinciyle de donandım. Bilimi halkın hizmetine sunmayı, mühendisliği sadece bina değil, gelecek inşa etmenin aracı olarak görmeyi öğrendim. 2019-2023 yılları arasında Türkiye’nin farklı bölgelerinde saha mühendisi, şantiye şefi, periyodik kontrol yetkilisi ve iş güvenliği uzmanı olarak görev yaptım. Bu süreçte, yalnızca projelerin değil, aynı zamanda işçilerin güvenliğinin, emeğin kutsallığının ve üretimin onurunun savunucusu oldum. Her çivide, her harçta, alın terinin hakkını gözetmeye çalıştım. 6 Şubat 2023’te, bu toprakların en büyük acılarından biriyle sarsıldık. Yalnızca binalar değil, yılların ihmaliyle örülmüş bir düzen çöktü. Depremin ilk anından itibaren sahadaydım. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı olarak Gaziantep genelinde hasar tespit çalışmalarında ve yıkım süreçlerinde aktif görev aldım. Ama sadece molozları kaldırmadık; enkaz altından yükselen çığlıkları, yılların biriktirdiği adaletsizliği, denetimsizliği ve ranta kurban edilen hayatları gördük. Bu süreçte mühendisliğin yalnızca teknik değil, aynı zamanda vicdani ve politik bir sorumluluk olduğunu bir kez daha derinden hissettim. Dayanışmanın, örgütlü mücadelenin ve halkın iradesinin ne kadar yaşamsal olduğunu enkazın başında öğrendik. Biz o gün sadece hasar tespit etmedik; halkın onurunu, umudunu ve yeniden ayağa kalkma kararlılığını belgeledik. 2023 yılında KILINÇOĞLU MÜHENDİSLİK ve DANIŞMANLIK firmasını kurdum. Kurucusu olduğum bu firmada yalnızca ticari değil; sosyal sorumluluk odaklı, çevreye duyarlı ve yerel kalkınmayı önceleyen projelere imza attım. Mühendisliğin yalnızca teknik değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk olduğuna inandım. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği’nde Yönetim Kurulu Başkanı olarak, işçilerin sağlıklı ve güvenli koşullarda çalışabilmesi için ulusal ve uluslararası düzeyde politikalar geliştirdim. İş cinayetlerinin kader olmadığını, örgütlü mücadelenin yaşatacağını savundum. Türkiye Mühendisler ve Mimarlar Birliği Platformu’nun kurucusu olarak, meslektaş dayanışmasını büyütmek, mühendisliği halktan yana bir çizgide yeniden tanımlamak için çalıştım. Gaziantep Kent Konseyi 6. Dönem İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışma Grubu Başkanı olarak, yerel yönetimlerde iş sağlığı ve güvenliği politikalarının geliştirilmesine katkı sundum. Kentin daha yaşanabilir, daha adil ve daha güvenli bir yer olması için ilgili kurumlarla iş birliği içinde çalıştım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu değerlerine, laikliğe, halkçılığa ve sosyal adalete yürekten bağlıyım. Benim için siyaset, halkın derdine derman olmak, gençlerin umudunu büyütmek, kadınların özgürlüğünü güvence altına almak, doğayı ve emeği savunmaktır. Mühendislik birikimimi, örgütlü mücadele deneyimimi ve toplumsal duyarlılığımı, Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında halkımızın hizmetine sunmak istiyorum. Ben bu ülkenin gençlerine, işçilerine, kadınlarına, çiftçilerine, öğrencilerine, emeklilerine inanıyorum. Onlarla birlikte, eşitliğin, özgürlüğün ve kardeşliğin hüküm sürdüğü bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağımıza yürekten inanıyorum. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın halkın iktidarı.